Dünyanın Ortak Dili Projesi: Esperanto’nun Hikayesi

Bu dilin kurucusuna göre Esperanto, “dünya barışının anahtarı”;
Stalin’e göre “tehlike saçan bir dil”, Hitler’e göre “Yahudilerin dünya hakimiyeti kurma aracı”, Amerikan ordusuna göre “tehdit unsuru” olan bir dildi. Peki ya Esperanto dilinin hikayesi nedir?

Dünyanın en fazla konuşmacısına sahip “yapay” dili Esperanto, diğer diller gibi “doğal” bir süreçten geçmemiştir, tam aksine, “tasarlanmıştır”.
Polonyalı bir göz doktoru ve yazar olan Ludwik Lejzer Zamenhof, 1887 yılında yayınladığı “Birinci Kitap” isimli eserle, dünyaya tamamıyla yeni bir dili tanıtıyor.
Dilin adından bahsetmediği gibi, bir de yazar olarak takma ad kullandı: “Doktoro Esperanto”. Bu kitapta yazan bu yeni dili öğrenmeye çalışanlar, bu dile, yazarın takma adındaki “Doktoro”yu atarak, “Esperanto” adını verdiler. Esperanto dilinde bu, “umutlu” anlamına geliyordu.

L. L. Zamenhof

Bu çalışmasındaki amacının, “öğrenmesi kolay ve kültürel tarafsızlığa sahip bir dil aracılığıyla uluslarası iletişimi basitleştirmek” olduğunu belirtiyor Zamenhof. Her ne kadar kültürel tarafsızlığı ön plana çıkarsa da, bu dil, kelime hazinesinin büyük bir çoğunluğunu Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce’den aldığı gibi, dünyanın geri kalanının konuştuğu dillerden pek az şey almıştı.

Avrupa’da hızla artan Esperanto öğrencisi ve konuşmacı sayısı, bu dilin hızla yükselmesini sağladı. Hatta; Belçika, Hollanda ve Almanya’nın arasında bulunan Neutral Moresnet isimli 3,5 kilometrelik bölgede: bayrağı, marşı olan Amikejo(Esperanto dilinde “dostluk” demek) adında bir Esperanto devleti dahi kuruldu!

Neutral Moresnet bölgesi, 1920’de Belçika toprağı olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı esnasında ümitsizliğe kapılan bu “dünya dili” hedefi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ve Avrupa’daki yahudi düşmanlığının artmasıyla yerle yeksan oldu. Esperanto konuşmacıları, Nazi kamplarına esir düştüklerinde, gardiyanlara yakalanmadan, birbirlerine bu dili öğretiyor ve pratik yapıyordu. Gardiyanlar bu dilin sesletimini çoğunlukla İtalyanca’ya yorduklarından dolayı, birçok mahkuma bu yüzden zarar gelmedi. Zarar gelmedi diyoruz, çünkü bu dili konuşmaları yasaktı.

Zamenhof’a göre, herkesin aynı “nötr”lükte bir dili konuşması, herkesi eşit kılacaktı. 5 kıtayı temsil eden 5 köşeli yıldıza sahip Esperanto bayrağının, bir de marşı vardı.

Esperanto marşı.

Peki Neden Başarısız Olmuştu?
Aslına bakarsanız, genel kanının aksine, çok da başarısız olmadı. Fakat çok talihsiz zamanda doğduğu için, 20. yüzyıl sınırları içerisinde pek de başarılı olamadı. Milliyetçiliğin en hızlı yükseldiği dönemde böylesi bir dili öne sürmek, tehlikeliydi bile.
Hitler Mein Kampf’da bu dilin ve konuşmacılarının, Yahudi diasporasını bir araya getirmek için çatı görevi gördüğünü söyledi. Stalin başta sıcak baktığı bu dili ve konuşmacılarını Sovyet Esperanto Derneği adı altında resmi olarak tanıyıp, ardından 1937’de ani bir kararla bu dilin konuşmasını yasakladı. Mussolini yönetimindeki İtalya ise, Esperanto’nun İtalyanca’ya olan benzerliğini övünç kaynağı olarak görüp, turizme renk getirmek için Esperanto kitapçıklar dahi kullandı.
Kısacası, dünyanın şekillendiği bir zamanda doğan ve gelişime ihtiyacı olan bu yapay dil, milliyetçilik ve Yahudi düşmanlığı gibi engelleri aşamadı. Ama konuşmacı sayısı gün geçtikçe artıyor ve dil gün geçtikçe, ona sahip çıkanları tarafından zenginleştiriliyor.

Günümüzde, Vikipedi üzerinde Yunanca’dan daha fazla içeriği olan Esperanto dilinin kurucusu Zamenhof ise, 14 kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.
İşin tarihsel boyutunu işledik, şimdi dili inceleyelim.

Esperanto Dilini Öğrenmek Kolay Mıdır?

Eğer İngilizce dışında Avrupa’da konuşulan herhangi bir resmi dili de iyi biliyorsanız, sizin için çok kolay olacaktır, zira Esperanto dilbilgisinde hiç bir “istisna” dahi yok.

Örnek vermek gerekirse:
“esti” Esperanto’da “olmak” demektir. Geniş zamana çekimlemek için:
Sondaki “-i” harfini “-as” ile değiştirmemiz gerekli.
Mi estas studento – Ben bir öğrenciyim.
Vi estas studanto – Sen bir öğretmensin.
li/ŝi estas studento – O bir öğretmendir.

Gördüğünüz gibi seçilen sözcükler, İspanyolca konuşan herhangi biri için hatırlaması zor olmayacaktır.

Mi havas krajonon. – Bir kalemim var.
Vi havas krajonon. – Bir kalemin var.
Li/Ŝi havas krajonon. – Onun bir kalemi var.
Geçmiş zamana çekimlemek için ise, “-i” yerine “-is” geliyor.
Mi havis krajonon. – Bir kalemim vardı.
Li/Ŝi estis instruistino. – O bir öğretmendi.

Ufak bir not düşelim: İngilizce’deki gibi, düzensiz fiil listesi ezberlemeye gerek yok, çünkü düzensiz bir fiil yok. Bununla beraber,

Cümlenizi gelecek zamana çekimlemek istiyorsanız fiilin sonuna “-os” ekliyorsunuz:
Mi havos aŭton. – Bir arabam olacak.
Ŝi havos tempon. – Onun vakti olacak.
Koşullu cümleler kurmak içinse fiili “-us” olarak çekimlemeniz gerekecek.
Mi naĝus, sed ĝi ventas. – Yüzerdim ama, hava rüzgarlı.
Ŝi venos, sed pluvas. – Gelirdi ama, yağmur yağıyor.

Özetlemek gerekirse:
Eğer yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi İngilizce veya bir resmi Avrupa dili konuşuyorsanız, tüm fiil ve isim formları da dahil olmak üzere Esperanto’nın tüm dilbilgisini birkaç hafta içerisinde öğrenebilirsiniz. Eğer bu dilleri bilmiyorsanız da, aşağıda belirteceğimiz kaynaklardan sadece Türkçe’yi kullanarak bu dili kendinize öğretebilirsiniz.

Dünyada Esperanto Konuşan Kaç Kişi Var?

Tahmin etmesi zor da olsa; iyi seviyede olan 300.000 kadar konuşmacı, bir seviyeye kadar öğrenmiş olan yaklaşık 2 milyon kadar insan olduğu öngörülmekte.

Esperanto Ölmek Üzere Olan Bir Dil Mi?

Hayır! Katiyen, dünyada gittikçe artan bir sayıda aktif konuşmacısı var. Esperanto buluşmaları veya çevrimiçi sohbetleri aracılığıyla, birçok insan bu dili pratik yaparak hayatta tutmakta ve gün geçtikçe geliştirmekte.

Esperanto Öğrenmek Bir İşe Yarar Mı?

Hem evet, hem de hayır. Çünkü bu dil yapay bir dil ve konuşmacı sayısı, bu dili öğretmeyi meslek edinen veya bu dili çok seven insanlarla sınırlı. Ama bu dildeki serüveniniz bambaşka olacaktır çünkü, ayak serçe parmağınızı çarpabileceğiniz hiçbir engel, hiçbir istisna yok.

Nasıl Öğrenebilirim?

  1. Esperanto için günümüzdeki en iyi kaynak, Duolingo uygulaması. Duolingo’da Esperanto ağacını bitirene kadar çalışmanız sizi epey iyi bir seviyeye getirecektir.
  2. Esperanto’ya giriş için şuradaki 2 önemli videoyu izlemenizi öneriyoruz.
  3. Mert AKÇA isimli Youtube kanalının paylaştığı 4 videoya, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
  4. Nomuli isimli Youtube kanalının paylaştığı 15 video, işinize yarayabilir.
  5. “Duolingo Esperanto Learners” isimli Facebook grubuna üye olabilir ve oradaki gönderileri takip edebilirsiniz.
  6. İngilizce biliyorsanız, buradaki iyi hazırlanmış 13 videoya göz atabilirsiniz.

Umuyoruz yararlı bir içerik olmuştur,
beğendiyseniz paylaşarak katkıda bulunabilirsiniz.
Sevgiler!

Yazar: Lisanlar Topluluğu

Çokdilliliğe dair!

One thought on “Dünyanın Ortak Dili Projesi: Esperanto’nun Hikayesi”

  1. Esperanto gibi evrenselligi hedefleyen bir dil için, kelime haznesinin yanı sıra dilbilgisinin de Avrupa-merkezli olması bir sorun bence. örnegin 3. tekil kişide cinsiyet olması, dilek-şart (konjunktif) benzeri fiil çekimleri… özellikle bu gereksiz kompleks geldi bana, dünyada fiilde hiç zaman çekimi olmayan diller bile varken.
    pratikte 3 zaman yeterli olur bence evrensel bir dil için

    Beğen

öz. Bektaş için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s